Günümüzde robotlara yapay zeka entegre edilerek daha akıllı ve otonom hale getirilebilir. Yapay zeka sadece yazılım tabanlı olabilmektedir. Algoritmalar, veri işleme ve öğrenme yetenekleri içerir. Robotlar ise fiziksel bir forma sahiptirler. Robotlar fiziksel olarak hareket edebilir, motor ve sensörler içerirler. Yapay zeka ve robot entegrasyonuna örnek olarak, otonom çalışan bir robot süpürge verilebilir. Robot olarak hareket edebilir ve AI ile alanı öğrenip en iyi yolu bulmayı hedefleyebilir. Bu çalışmada, yapay zeka kavramının temeli, tarihçesi ve büyük dil modellerinin tanımı ve kullanımı incelenecektir.
Şekil 1.1
2.1. Yapay Zeka Nedir?
Yapay zeka, bilim dünyasında, bir bilgisayar sisteminin veya dijital bir cihazın genellikle insanlara özgü olan problem çözme, anlama, anlam çıkarma, genelleme yapma, veri analizi, örüntü tanıma, karar ve geçmiş deneyimlerden öğrenme gibi ileri düzey bilişsel süreçleri gerçekleştirme yeteneği olarak tanımlanmıştır.
(Öztürk ve Şahin, 2018)
Bu tanımın yanında kavram içerisindeki kelimelerden de yola çıkılması gerekmektedir. “Yapay” kelimesi insan tarafından üretilen anlamına gelmektedir. “Akıl” kelimesi ise toplumda bir bireyin zeka seviyesini belirtmek için kullanılan bir terimdir. Oysaki akıl, karar verme, düşünme, anlama, kavrama gibi terimlerin bütünüdür. Zeka ise gerçekleri algılama, yargılama ve bir sonuca varma yeteneklerinin hepsini kapsar. (Fetzer, 1990)
Şekil 1.2
Bunların yanı sıra zekanın, halen daha ne anlama geldiği ve ne kadarının ölçülebildiği konusunda hemfikir olunamamıştır. Yapılan tanımlamaların ortak bir cümlesi olarak, zekâyı beynin bilgiyi alıp, hızlı ve doğru analiz etmesi olarak tarif edilebilir. Yapay zeka genel olarak üç kategoriye ayrılmaktadır. Zayıf Yapay Zeka: Belirli bir görevi yerine getirmek üzere tasarlanmış yapay zeka sistemleridir. Sesli asistanlar ve Sosyal medya platformlarında kullanılan öneri sistemleri bu kategoride belirtilebilir. (Martinez, 2018)
Güçlü Yapay Zeka: İnsan zekasına benzer şekilde birçok farklı konuda düşünebilen ve öğrenebilen yapay zeka sistemidir. Günümüzde tam anlamıyla geliştirilememiştir. (Martinez, 2018) Süper Yapay Zeka: İnsan zekasını aşan, kendi kendine karar verebilen ve bağımsız olarak düşünebilen yapay zeka sistemidir. Teorik bir kavramdır. (Martinez, 2018)
Yapay zeka, temelinde büyük veri setlerini gelişmiş algoritmalar ve güçlü işlemcilere dayalı olarak çalışır. Makine öğrenimi ve derin öğrenme gibi alt disiplinleri sayesinde, sistemler deneyimlerden öğrenerek performanslarını arttırabilir. Alt disiplinlere göz atmak gerekirse makine öğrenimi, sistemlerin veri üzerinden öğrenmesini sağlayan bir yapay zeka dalıdır. Derin öğrenme ise yapay sinir ağları kullanılarak daha karmaşık veri setlerinden öğrenmeyi sağlayan bir tekniktir.
2.2. Yapay Zeka Tarihçesi
“Yapay zeka” kavramının ilk fikirleri Antik Çağlar zamanı ortaya atılmıştır.
Antik dönemde otomatlar ve ilk insan modelleri fikri öne sürülmüştür.
17. Yüzyıl zamanlarında René Descartes ve Gottfried Wilhelm Liebniz gibi düşünürler insan zekasının mekanik bir sistem gibi işleyebileceğini öne sürmüşlerdir.
19. Yüzyıl zamanlarında Charles Babbage’in “Analitik Makinesi” ve Ada Lovelace’in programlama fikri yapay zekanın matematiksel altyapısını oluşturmuşlardır.
20. Yüzyıl’ın başlarında ise Alan Turing, hesaplama ve karar verme süreçlerini tanımlayan “Turing Makinesi” modelini geliştirmiştir.
Şekil 2.’de görüldüğü gibi 1950 yılında “Turing Testi” kavramını öne sürerek bir makinenin zeki olup olmadığını test etmek için bir ölçüt sunmuştur.
Bu kavram sayesinde “Yapay Zeka’nın Doğuşu” dönemi başlamıştır.
1970 yıllarına kadar çalışmalar devam etmiştir ancak bilgisayar donanım kısıtlamaları nedeniyle pratik uygulamalar sınırlı kalmıştır.
1980 yılına kadar durgunluk yaşanılmıştır.
1980 yıllarında İnternetin yaygınlaşması ve “Büyük Veri (Big Data)” kavramları yapay zeka araştırmalarını büyük ölçüde hızlandırmıştır.
Bunların yanında IBM’in geliştirdiği Deep Blue bilgisayarı dünya satranç şampiyonu Garry Kasparov’u yenmiştir, 2010 yıllarında IBM ve diğer firmalar çalışmalarına devam etmiştir, “AlexNet” adlı derin öğrenme modeli, görüntü tanıma alanında devrim yaratmıştır.
2020 yıllarında da Büyük Dil Modelleri (GPT, BERT vb.) yapay zeka destekli teknolojiler birçok sektörde kullanımı yaygınlaşmıştır. (Coşkun ve Gülleroğlu 2021)
Şekil 2.
2.3. Büyük Dil Modelleri
Büyük dil modelleri, büyük miktarda (milyarlarca) veri seti kullanılarak eğitilmiş yapay zeka modelleridir.
Bu modeller, dilin yapısını anlamak, metin üretmek, soru yanıtlamak, çeviri yapmak gibi pek çok dil tabanlı görevi yerine getirmek için geliştirilmiştir.
Derin öğrenme kullanırlar. Doğal dil işleme yeteneğine sahiptirler.
Günümüzde bu modeller birçok alanda kullanılmaktadır. Karşılaşılan her bir problem için eğitilmiş yapay zeka modelleri mevcuttur. Sohbet botları, Kod yazımı, Çeviri ve Dil işleme, Sağlık Tıp, Finans Yatırım, Lojistik ve Satış gibi pek çok kulvarda Büyük Dil Modelleri gelişmiştir. Llama, GPT gibi modeller büyük veri setleri ile eğitilmiş büyük dil modelleridir. Toplumda “yapay zeka” kavramı çoğunlukla Büyük Dil Modelleri ile özdeşleştirilse de yapay zeka daha geniş bir alanı kapsar. Örneğin Llama ile geliştirilen bir sohbet botu ve beyin tümörü ayırt eden yapay zeka modelinin farklarını inceleyebiliriz. İkisi de yapay zekadır ancak girdi-çıktı türleri, işlevleri, kullanılan yapay sinir ağı türü, öğrenme türü kesinlikle birbirinden farklıdır. (Chang ve diğerleri, 2024)
3. Sonuç
Yapay zeka, günümüzde hızla gelişen ve birçok alanda devrim niteliğinde değişiklikler getiren bir teknolojidir.
Doğru kullanıldığında insan hayatını kolaylaştıran ve verimliliği arttıran yapay zeka, aynı zamanda etik ve güvenlik riskleri de barındırmaktadır.
Batuhan Kol